Girişimci Nazım Hikmet gibi olmalı…

Sen yanmasan, ben yanmasam, biz yanmazsak nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa? Nazım Hikmet Oratoryosunu seyrettiğim her seferinde gözlerim doluyor. Girişimcilikle ne alakası var demeyin önce dinleyin sonra okuyun lütfen.

Geliştirme devresinde Nazım’ın hapisane şiiri gelir aklıma. Yalnızsındır kalabalıkta. Ranza arkadaşın bile seni arkadan vurmak isteyebilir. Yanlızlıkla kendinle konuşursun. Umutsuzluk heryerde kol gezerken, senin umut dolu olmaya devam etmen gerekir. Yoksa seni aşağıya çekmeye çalışan arkadaşlarının yarattığı umutsuzluk; içindeki iyiliği, doğru davranışı köreltir.

Girişimci Nazımın hapisteki hali gibidir. Hayattan koparsın. Çok çalışırsın. Sosyal hayatın kalmaz. Ne için? Bir iş kurup zengin olmak için mi? HAYIR! Eğer para kazanmak için çalışırsan başaramazsın. Bir amacın bir hedefin olmalı. Bence en önemli ve değerli hedef insanlar için faydalı bir şey üretmek olmalı. Sonraki ve bence eşit hedef insanlara iş ve umut yaratmak olmalı.
İnsanlar için çalışmalı girişimci. Nazım’ın dediği gibi “benim içeride 10 sene yatmam lafı güzaf” diyebilmeli bazen. İçeride olduğu dönemde karneye bağlanan ekmek daha da sarılaştığında bile yılmamalı.

Hapisten pardon geliştirme döneminden çıktığında ise biraz rahatlarsın. Karına, ailene biraz zaman ayırırsın. Dışarıda elin cebinde, karın kolunda nefes alarak gezersin. Çok güzel bir ürün çıkmıştır. Artık pazara çıkıp para kazanmalısın. Nazımın şiirindeki gibi komşunun oğlu işsiz kahveye gidiyor omzunda kederle.

Sen bunun için dertleniyorsun. İşi büyütsem bir iş veririm diyorsun o komşuna, yüzü gülsün diye.
Çocuğun olur Nazım gibi. Sevinç basar içine. Yavrun sağlıklı olsun yeter. Ama onun geleceği için daha da çok savaşman lazım. Daha çok çalışman lazım. Ya başarısız olursan yani Nazım’ın Polis’in elinde hapse dönme korkusu gibi korku basar üstüne. Daha çok çalışırsın gelecek daha aydınlık olsun diye. Girişimci başka hiç bir şeyden bu kadar motive olmaz. Çocuğun büyüdüğünde senin gibi zorluk çekmesin diye çalışırsın gecen gündüzünle. Göremeden çocuğunun büyüdüğünü. Duyamadan ilk kelimesini Nazım gibi. Çünkü Nazım’ın karanlığa karşı savaşını girişimci geleceği için verir. 

“Nazım Hikmet Vatan hainliğine devam ediyor hala” Girişimci Vatan hainidir. Sanki Vatan’a zarar verecek gibi görülür. Vergi yükü, çalışan sigortaları sırtında yüktür. Çalışır ki düzenin parçası olsun ve düzeni beslesin. Önce İşkur veya Kosgeb gibi desteklerle seni daha da bağlar ki ileride alacakları ile kendini besleyebilsin sistem. Aynı Nazım’ın şiirindeki  Amerikan emperyalizminin 120 mio Lira hibe ettiği ve sonra istediği şekliyle çalıştırdığı gibi… Evet girişimci Vatan hainidir. Eğer Vatan yol kenarlarına yapılan çiçeklendirmelerse, Kasalardaki nakit olarak bulunan hak edilmeyen paralarsa, Vatan maaşlarsa ödeneklerse buna karşın girişimciye verilmeyen desteklerse Vatan. Girişimci Vatan hainidir.

Ama herşey bir yana Yaşamalıdır Girişimci. Nazımın Yaşamaya Dair şiirindeki gibi…Yaşamak girişimci için çalışmaktır. Büyük bir ciddiyetle çalışacaksın. Tek işin çalışmak olacak. Çalışmaktan başka bir şey beklemeden. O kadar çalışacaksın ki; yaratacağın ürünle insanların yaşamında oluşacak farklılık için interneti hızlı diye sığındığın kahvecide soğuktan titreyerek yazılımı bitirebileceksin. Üstelik hiç bir zaman yüzünü dahi görmeyeceğin insanların kullanacağı hayatını kolaylaştıracak bir ürün için kimse seni buna zorlamamışken. Öylesine ciddiye alacaksın ki çalışmayı 70’inde bile çalışacaksın bir şey ürütmek için. Yarın öleceğini bilsen de insanların faydalanması için bir şey yaratmak için çalışacaksın. Yarattığın şey Steve Jobs gibi seni yaşatacak ömür boyu.

Dilerim ömür boyu yaşayan bir eser yaratırsınız. Aynı Nazım gibi.

Ruhu şadolsun.

Bunlar ilginizi çekebilir!

O Kadar Sarımsağı O Kadar Şekeri Bana Koysan Ben de Tatlı Olurum

Başarı Denemeye Cesaret Etmektir

Satışta ısrar geçmişte kaldı. Şimdi ilişki ve güven ön planda.

Kaçımız müşterimizin duygularını önemsiyoruz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir