“Kapıyı itmeden açık olup olmadığını anlayamazsınız.”

2009’da Turkcell‘den ayrıldığımda uzun süre iş bulamadım. Sonra bir gün markette satılmayan, yalnız distribütörden alabildiğiniz bir şarabı almak üzere distribütörü aradım. “Çok alırsanız indirim yaparım” dediler. “Neden?” dedim bu soru çok önemlidir. Hep hayatıma değer katmıştır. ” Doluca Wine Company ile anlaşmamızı bitirdik o yüzden çok alırsanız daha çok indirim yaparız” dediler. Normal davranış şudur “peki 12 tane alırsam ne indirim yaparsınız?” “Ben dağıtayım” dedim. Şarap işinden hiç anlamayan ben görüşmeler sonrası dağıtım işini aldım. Menüler yılda veya 6 ayda değişir. Menülere girmek çok zordur. Bebek Lucca’da kadehte servis edilen şaraplar arasına girdim. Mikla, Kav, Babylon Lounge gibi yerlerde servis edilmeye başlandım. Sadece Lucca Turkcell Maaşımı kazandırmaya başladı. Teslimatları korsan taksi ile kendim yapıyordum. Şarapları odamda depoluyordum. Bir gün barmenlerin şefi gördü; ” bizim teslimatçı arkadaş hastaydı ben teslim ediyorum dedim” Nedense çekinmiştim sonradan kendime çok kızdım. Konu soru sormak, çekinmemek ve istemek. Bir çoğu sizi red edebilir ama yılmadan denemelisiniz. Montaigne’nin çok sevdiğim bir sözü ile bitirmek istiyorum: “Kapıyı itmeden açık olup olmadığını anlayamazsınız.”
Youtube kanalıma üye olmayı unutmayın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir